Resurrection

Posted by Antoine | Posted in | Posted on 10/25/2010 11:02:00 PM

0

The lost one resurrected, wounds healed.

Bir hafta oldu aslında ama ancak buraya yazdım. Sorunlar çözüldü. 1-2 güne normal bir yazı yazma niyetim de var...

Requiem for the Lost One

Posted by Antoine | Posted in | Posted on 10/11/2010 01:33:00 AM

Arkadaşlık dediğin şey çok hassas gerçekten. Bir günde, hatta 24 saate dahi gerek yok, bir gecede, belki de bir kaç saatte yıkabilirsin koskoca yılları. Çok fazladırlar, yaşanmışlıklar barındırırlar ama onlar masum ve zavallıdır, seninse elinde hepsini yok etmeye yetecek kadar güçlü bir bomba vardır, fark etmeden pimi çekiverirsin; kendinden de bi miktar yok edersin istemeden. Belki sağ kalan tek tük çıkar içlerinden ama bir işe yaramaz, öldürmeye çalışmışsındır onları bir kere. Bir katil olarak yaşamaya başlarsın, en değerli varlıklarını yok eden bir cani... Katil olduğunu bile bile katil değilmişsin gibi yapmaya kalkarsın ama işe yaramaz çünkü gerçekten de katilsindir artık. Kabullenmeyi denersin ama ne kaybettiğinin yeni yeni farkına varmaktasındır daha, o ana kadar acısını tam hissedememişsindir çünkü uyuşmuşsundur ama o noktadan itibaren dayanılmaz bir ağırlık çöker üstüne, nefes bile alamazsın, pişman olursun ama ölüyü diriltemezsin hiç bir zaman. Elinde kalanların iyileşmesini ve tekrar çoğalmasını ummaktan başka bir şey yapamazsın.

Yani sadece bekleyebilirsin aslında, ne kadar beklemen gerektiğini bilmeden, belki de sonsuza dek beklersin...

Bu yazı da bunu muhtemelen okumıcak birine atfedilmiş olsun.

Ha bi de: Ben bir salağım. nokta.

Label

Posted by Antoine | Posted in , , | Posted on 10/01/2010 08:52:00 PM

0

Artık yazılarımı etiketlemeye karar verdim, gelecektekileri zaten etiketlerim de üşenmezsem eskilere de bir el atmayı düşünüyorum. Haber veriyim dedim.

Bleach vs Mainstream

Posted by Antoine | Posted in , , , , , , | Posted on 10/01/2010 06:29:00 PM

3

Bu aralar tekrar içimdeki Bleach aşkı kabardı, son kaldığım filler'ların da üstesinden geldim ve izlemeye devam ediyorum. Tez vakitte yeni filler bölümleri başlayacak ama olsun şu an için bir sorun yok.
Bleach aslında çok mainstream bi anime, hatta myanimelist'te death note'tan sonra en çok izlenen anime. Ben normalde mainstream şeyleri pek sevmem ama demek ki bazen sevebiliyormuşum. Çikolata da mesela herkesin sevdiği bir tat ama onu da seviyorum. Aslında çikolata sayılmaz çünkü o "çikolata" ama olsun, neyse. Anafikri anladınız, evet.


Tam böyle Bleach izlemeye devam etmeye başlamışken geçen hafta Real'deki D&R'da Bleach kapaklı defterler gördüm, direk üstlerine atladım ama hep küçük boydu onlar... Elim böğrümde kalarak ama yine de Türkiye sınırları içinde erişebilir bir yerlerde Bleachli defterler olduğu gerçeğine sevinerek çıktım ordan. Dün yine Real'deydim Ardayla (kuzenim olan, 1-2 post önce adı geçen) ona da söyledim D&R'da Bleachli "küçük" defterler olduğunu, tabii bu aslında onu ilgilendirmiyordu çünkü anime falan izlemez o, ama sohbetin ilerlemesi için konuşmamız gerekiyordu, neyse. Ne demeye çalışıyordum, hah, şimdi Arda'ya böyle söyleyince o da gel gidip soralım belki vardır büyükleri dedi, her ne kadar pek ümitli olmasam da kabul ettim, gittik, sordu veeee vardı... 3 çeşit hem de ^^ İki çeşidinden birer tane kalmıştı o yüzden onları hemen aldım bir tanesinden ise 3 tane daha vardı ve o kadar hastası olmadığım için almadım. Üstelik bir tanesinin üstünde Urahara ve Byakuya da var. (en sevdiğim 2 karakter olur kendileri) Çok mutlu oldum ^^ hala da baktıkça defterlere mutlu oluyorum, zaten Arda anlam veremedi iki defterle yaşadığım sevinç patlamasına ama anlamasını beklemiyorum zaten anime izleyicisi değil nihayetinde.
Olsun hem dolaylı olarak bana defterleri aldırdığı için bir kat daha sevdim kendisini ^^

Edit&PS: Tek bir sorun var; o da defterleri kullanmaya kıyamamam...