Yazmayalı uzun zaman oldu biliyorum, hatta arada 2 kere tekrar yazmaya karar verip "valla bak yazıcam" tadında kısa yazılar girip yine ortalarda görünmedim farkındayım. O yüzden şimdi "bu sefer gerçekten düzenli yazıcam, valla" tadında bişi demiyorum çünkü yazmayabilirim, ama en azından şimdi bişiler yazıcam, blog azıcık yazı görsün dimi ama.
Şimdi öncelikle Ankara büyük bir hataymış bunu anladım. Hatta fiyasko bile diyebiliriz. Belki okulumdan ve şehirden nefret etmiyorum ama sıkıldığım ve mutlu olmadığım kesin. Çözüm olarak ben ne yaptım peki, Kanada ve Fransa'daki üniversitelere başvurdum. Kanada yatay geçiş, Fransa ise üç yıllık olduğu için en baştan. Okullar Kanada'da University of Toronto, York University ve Carleton; Fransa'da ise SciencesPo. Peki bu çözüm ne kadar başarılı oldu? Aslında %90. Şöyle ki, bu saydığım tüm okullar ingilizce eğitim verdiği için geçerli bir dil belgesi yollamam gerekiyor başvururken (TOEFL, IELTS vs) ancak benim Kanada'dan Türkiye'ye dönen güzide uçağım bir arıza sebebiyle iptal olduğu için (evet, Kanada'ya gittim bi ara onu da yazarım) IELTS sınavımı kaçırdım, şu anda girebileceğim en yakın sınav da 28 Mayıs'taki TOEFL, peki ingilizce belgem olmayınca ne oldu? Kanadalılar dil belgenizi yollayana kadar başvurunuzu bekletiyoruz dedi, Fransa ise sizi "koşullu" olarak kabul ettik dedi. Yani 5 hazirana kadar yollarsam belgeyi kabul edildim, 28 mayıstaki TOEFL internetten 5 hazirana yetişir mi bilmiyorum ama uğraşıcam artık. Aslında SciencesPo'dan kabul edilmeyi hiç beklemiyodum çünkü bir mülakata girmiştim ve kelimenin tam anlamıyla ağzıma sıçmışlardı, hiç beklemediğim bi gün kabul mail'ini görünce dumur oldum.
Durum böyle, okulda her şey normal, hem bölümüm hem Bilkent çok zorlayıcı olmadığı için normalde F alarak kalacağım dersten bile B+ veya A- ile geçicem sanırım, yani sorun yok. Bilkent'te tam anlamıyla makul bir sosyal hayatım olmadı, daha doğrusu oldu yani kös kös oturmak zorunda kaldığım haftasonu 2-3tür en fazla ama çok sınırlı insanlarla ve bu benim pek alışkın olduğum bir şey değil, sanırım onun da etkisi oldu burdan bu kadar bunalmamda.
Burada yazdım mı hatırlamıyorum ama Bilkent sene başında çılgınca erken açılmıştı (Hazırlık atlama sınavıydı, orientationdı derken 31 Ağustosta kendimi Ankara'da bulmuştum) ancaaaak şimdi işe yaradı ve yarın son finalime girip İzmir'e dönüyorum ^.^ Bu dönem İzmir'e sadece bir kere gittim ve 2 gece kaldım sadece o yüzden İzmir'i deli gibi özledim, gider gitmez kendimi denize atmak istiyorum...
Neyse, şimdilik bu kadar.
Hadi ciao.